Yatırılmayan faizin...
 

Yatırılmayan faizin hangi sürede istenebileceğine dair

1 Yazılar
1 Üyeler
0 Reactions
629 Görüntüleme
hukuksalyardim
(@hukuksalyardim)
Illustrious Member Admin
Katılım: 6 yıl önce
Gönderiler: 2281
Konu başlatıcı  

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Nevşehir İl Özel İdaresi'nde mühendis olarak görev yapan davacı tarafından, resen emekli edilmesine ilişkin işlemin iptal edilerek yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine dair verilen yargı kararı üzerine ödenen parasal haklarının yasal faizinin verilmediği ileri sürülerek ödenmeyen faizin ve yargı kararı gereğinin 30 gün içinde yerine getirilmemesi sebebiyle 15.000,00 TL. manevi tazminatın yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; faizin asıl alacağın fer'i niteliğinde ek bir alacak olması nedeniyle, davacı tarafından resen emekli edilmesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemiyle 16.3.2007 tarihinde Kayseri 2. İdare Mahkemesinde açılan davada faizin istenmesi gerekirken, asıl alacakla birlikte dava konusu edilmediği parasal haklar ödendikten sonra yapılan 2.11.2009 tarihli başvurunun reddi üzerine 7.12.2009 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu, yargı kararı gereğinin idarece yerine getirilmemesi nedeniyle manevi tazminat istemine gelince; resen emekliye sevk işlemi nedeniyle yoksun kalınan parasal hakları 16.10.2008 tarihinde davacıya ödendiğinden, ödeme tarihinden itibaren 60 gün içinde tazminat davası açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 7.12.2009 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır.

Faiz, hak edildiği halde verilmeyen bir paradan dolayı mahrum kalınan süre içinde uğranılan maddi kayıpların, başka bir anlatımla, yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Asıl alacağın fer'i niteliğinde olan faiz parasal haklarla birlikte istenebileceği gibi sonradan ayrı olarak da dava konusu yapılabilir. İdari işlemlerin iptal edilmesi durumunda bu işlemden oluşan zararların yanında geç ödemeden kaynaklanan parasal haklar sebebiyle de yasal faiz ödenmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, Nevşehir İl Özel İdaresinde mühendis olarak görev yapan davacı tarafından, resen emekli edilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemiyle dava açıldığı, Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 20.3.2008 tarih ve E:2007/381, K:2008/173 sayılı kararıyla işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın davalı idareye 29.5.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bu karar uyarınca kurum içi yazışmalar sonucunda davacının 14.7.2008 tarihinde görevine iade edildiği ve parasal haklarının ise 16.10.2008 tarihinde davacıya faizsiz olarak ödendiği, 2.11.2009 tarihinde faiz alacağının ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvurunun reddi üzerine 7.12.2009 tarihinde, yargı kararı gereğince parasal haklarının yasal faizinin ve ayrıca 30 gün içinde yargı kararının gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle 15.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda davacı tarafından, parasal haklarının yasal faizinin verilmediği 16.10.2008 tarihinde yapılan ödeme ile öğrenilmiş olduğundan, bu tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun'un 7. ve 12. maddeleri uyarınca 60 gün içinde dava açılması ya da idareye başvurulması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 2.11.2009 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine 7.12.2009 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, Mahkeme kararının yasal faize ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.



   
Alıntı
Konu Etiketleri

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Ön İzleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı
Paylaş: