T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/18040
Karar No : 2017/21659
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): İçişleri Bakanlığı/ ANKARA
Vekili : I. Hukuk Müşaviri ….
Karşı Taraf (Davacı) : Av. İlter Aksoylu
Özeti : Yozgat İdare Mahkemesinin 21.1.2014 tarih ve E:2013/565, K:2014/23 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:
Dava; ….İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde yer alan "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 11.1.2013 tarih ve 2013/1 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Yozgat İdare Mahkemesinin 21.1.2014 tarih ve E:2013/565, K:2014/23 sayılı kararıyla; davacının, alkollü olarak araç kullanan M.A. isimli şahsın trafik ekipleri tarafından durdurulmaması hususunda polis memurlarına talimat verdiğine ilişkin fiilin sübut bulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Davalı idare, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Yasa ile değişik 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 14.1.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ceza hukukunun temel ilkelerinin disiplin hukuku açısından da geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dava konusu meslekten çıkarma cezasına esas alınan ve davacıya isnat edilen fiilin, Balıkesir Sulh Ceza Mahkemesince verilen 2012/177 soruşturma sayılı iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararının uygulanması sonucunda elde edilen tapelerden tespit edildiği görüldüğünden, öncelikle bu tapelerin davacıya verilen meslekten çıkarma cezası açısından delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusunun irdelenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217. maddesinin ikinci fıkrasında, yüklenen suçun hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmü yer almakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E:2013/483, K:2013/599 sayılı kararında, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı Kanun'un 135. maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılamayacağı ve bu durumun delil değerlendirilmesi yasağı kapsamında olduğu kabul edilmiştir.
Bu bağlamda, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinde yer alan suçlar kapsamında bulunmayan bir fiile ilişkin olan ses kayıtlarının, tek başına delil olarak kullanılamayacağı ve hukuka uygun olarak elde edilmiş başka delil ve belgeler olmaksızın sadece bu delillere dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava konusu disiplin cezasına gerekçe olan "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, anılan 135. maddedeki suçlar kapsamında yer almamasına rağmen, sadece tape kayıtlarından yola çıkılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle Yozgat İdare Mahkemesinin 21.1.2014 tarih ve E:2013/565, K:2014/23 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: AİHM ise CMK 135 kapsamında bir suç olsa dahi bu delillerin disiplin hukukunda kullanılabileceğine dair yasal düzenleme bulunmaması, bu delillerin ne şekilde saklanacağı, kimlere açık olacağı ne zaman imha edileceği hususlarının yasayla düzenlenmemiş olması nedeniyle ihlal kararı vermektedir.
