Avukatın CMK görevi ile üstlendiği kişinin vekaletini ortağı üzerine alması disiplin suçudur.


hukuksalyardim
(@hukuksalyardim)
Üye Admin
Katılım: 2 sene önce
Gönderiler: 2272
Konu başlatıcı  

Avukatın CMK görevi ile üstlendiği kişinin vekaletini ortağı üzerine alması disiplin suçudur.

21.01.2021Esas

2020/917Karar

2021/6

* Şikâyetli avukatın, CMK’dan gelen görevi kabul edip, ortağı üzerinden vekâlet ilişkisi içerisine girdiği dosya kapsamı ve şikâyetlinin tevil yollu beyanlarıyla sabittir.

(Av. Yas. m. 34, TBB Mes. Kur. m. 3,4, 8, 41, 46)

Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçinin eşi O.Ç.’ye Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca zorunlu müdafii olarak atandığı halde sözleşme düzenleyerek 30.000 TL vekâlet ücreti aldığı, vekâletname ve sözleşmenin, ortağı Avukat A.Z. adına düzenlenmesini sağladığı, böylelikle ortağının adıyla işleri kendisinin yürüttüğü” iddiasıyla başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.

Şikâyetli savunmasında özetle, şikâyetçinin eşi O.Ç. adına yalnızca soruşturma aşaması için görevlendirildiğini, daha sonra şikâyetçi ve kızının kendisinden davayı özel olarak takip etmesini talep ettiğini, zorunlu müdafii olarak görevlendirildiği için özel vekâletname alamayacağını söylemesi üzerine başka bir avukata yönlendirmesini istediklerini, kendisinin de aynı büroyu paylaştıkları Avukat Z’ye yönlendirdiğini, tarafların karşılıklı olarak anlaştığını ve O.Ç.’nin Avukat A.Z. adına vekâletname çıkardığını öğrendiğini, Avukat A.Z.’nin büroda bulunmadığı esnada gelen şikâyetçi için avukatlık ücret sözleşmesini kendisinin düzenleyerek imzaladığını, ilerleyen süreçte Avukat A.Z.’nin askere gitmesi nedeniyle bu süreçte yalnızca acil olan zorunlu işleri yetki belgesi ile kendisinin gerçekleştirdiğini, bu işlemler için de herhangi bir para talep etmediğini beyan etmiştir.

İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 25.12.2019 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 8, 41 ve 46. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,

“Ödeme Belgesi” başlıklı, şikâyetli avukatın imzasının bulunduğu belge fotokopisinin, şikâyetçi ile şikâyetli avukat arasında imzalanan avukatlık sözleşmesi örneğinin dosyamız içerisinde olduğu,

Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; şikâyet dilekçesi ekinde sunulan 23.09.2016 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesinin şikâyetli avukat tarafından hazırlanarak imzalandığı ve sözleşmede ikinci avukat olarak isminin bulunduğu, ödeme belgesinden anlaşılacağı üzere elden yapılan avukatlık ücreti ödemesinin de şikâyetli avukat tarafından teslim alındığı görülmekle, şikâyetli avukatın savunmasının yerinde olmadığı, eylemi ile ... Barosu CMK Yürütme Kurulu ve CMK Uygulama Merkezi Yönergesi’nin 26/2-c maddesinde düzenlenen özel vekâletname ve ücret alma yasağına aykırı davrandığının sabit olduğu, bu suretle özen ve doğruluk yükümlüğü ile yukarıda yazılı Avukatlık Kanunu ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın ilgili maddelerinde düzenlenen ilke ve esasları ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,

Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,

Şikâyetli avukatın 20.11.2020 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmalarını tekrarla, şikâyetçi tarafından ikrar edildiği üzere, ne CMK görevi devam ederken ne de CMK görevi sonlandıktan sonra şikâyetçi tarafla bir vekâlet ilişkisi kurduğunu, şikâyetçinin kendi rızası ve arzusu ile o dönem gider ortağı olan Avukat A.Z. ile bir vekâlet ilişkisi kurduğunu ve vekâlet ücreti konusunda onunla anlaştığını, şikâyetçi tarafça şahsına teklif edilen avukatlığını yapma teklifini reddettiğini, aralarında herhangi bir vekâlet ilişkisi tesis edilmemiş olması nedeniyle bahsi geçen meslek kurallarını ihlal etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,

Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.

Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”

Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.” hükümlerini amirdir.

... Barosu CMK Yürütme Kurulu ve CMK Uygulama Merkezi Yönergesi’nin “Sistemden Kesin Olarak Çıkarılma” başlıklı 26/2 –d maddesi “Baro tarafından avukat olarak tayin edildiği ve ücretini Barodan aldığı davayı vekâletle ve ayrıca avukatlık ücreti alarak sürdüren istekli avukatın listeden çıkarılacağı” düzenlemesi yapılmıştır.

Şikâyetli avukatın, CMK’dan gelen görevi kabul edip, ortağı üzerinden vekâlet ilişkisi içerisine girdiği dosya kapsamı ve şikâyetlinin tevil yollu beyanlarıyla sabittir.

Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemekte her avukatın yükümlülüğüdür.

Bu nedenlerle eylemin disiplin suçu olduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu kararı, hukuken isabetli olmakla şikâyetli avukatın itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir.

Gereği düşünüldü:

1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine ... Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 10.09.2020 gün ve 2020/223 Esas, 2020/148 Karar sayılı kararının ONANMASINA,

2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,

Katılanların oybirliği ile karar verildi.


Alıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Ön İzleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı
Paylaş: