Gizli tanık kodlaması, soyut tanık beyanları ile aramada ele geçirilen belgelerde ismin yer alması mahkumiyet için yeterli değildir


hukuksalyardim
(@hukuksalyardim)
Üye Admin
Katılım: 1 sene önce
Gönderiler: 2097
Topic starter  

Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/474 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararının gerekçesinde;
"....Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığa ait GSM hattında Yargıtay
içtihatlarına göre FETÖ/PDY örgüt üyeliğinin en kuvvetli kanıtı olan bylock tespit edilememiş, FETÖ/PDY
Terör örgütü elebaşı Fethullah Gülen'in 17/25 Aralık 2013 sürecinde uhud harbindeki "okçular tepesi"
olarak nitelendirdiği Bank Asya'da sanığa ait hesabın bulunmadığı anlaşılmıştır. Balıkesir il Sivil
Toplumla İlişkiler Müdürlüğü'nün 12/11/2019 tarihli cevabi yazısına göre sanığın örgüt ile iltisaklı
dernek üyeliği bulunduğuna ve sendika organlarında yer aldığına dair herhangi bir kayda
rastlanmamıştır. Tanık R. S'nin sanığı örgüte müzahir yurdun yemekhanesinde gördüğüne yönelik
beyanları, gizli tanık Albatros'tan ele geçirilien SD kartta bulunan kodlama ile N. U.'dan ele geçirilen
form içerisinde bulunan kodlamalar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgüt üyeliği boyutuna
ulaşan herhangi bir eyleminin tespit edilememesi, örgüt hiyerarşisi kapsamında görev ve
sorumluluğunun bulunduğuna dair herhangi bir tespitin yapılamadığı, ilgili hususlara dair somut
delillerin bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, bu delillerin tek başına örgüt üyeliğine yeterli
delil sayılamayacağı kanaatine varılmıştır. Yargılama süresince sanık savunmalarının aksine hiçbir
delil elde edilememiş, dosya arasına alınan tanık beyanları ile diğer bilgi ve belgelerin sanık
savunmalarını destekler nitelikte olduğu görülmüştür.
Sonuç olarak sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde; sanığın TCK 314 maddesi
kapsamında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne bilerek ve isteyerek üye olduğunu gösterecek herhangi
bir delil bulunmadığı, kişinin üyelikten sorumlu tutulabilmesi için suç örgütünün yapısını bilerek
hiyerarşik yapılanma içerisinde olması gerektiği, kendi iradesini örgütün iradesine teslim etmesi,
süreklilik ve çeşitlilik arz eden eylemler gerçekleştirmesi gerektiği, bu bağlamda sanığın eylemleri
Yargıtay16. Ceza Dairesinin 2017/1809-5155 E-K sayılıkararında belirtildiği üzere örgütün nihai amacını
bildigi ve örgütle organikbağ kurarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek
görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiğini gösterir
nitelikte olmayıpsanık hakkındaatılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı
delil bulunmadığından "şüpheden sanık yararlanır" evrensel ilkesi gereği sanığın CMK 223/2-e
gereğince BERAATİNE karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir." şeklinde belirtilmiştir.


Alıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Ön İzleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı
Paylaş: