Ankesör ve tanık beyanlarına dair beraat kararı  


hukuksalyardim
(@hukuksalyardim)
Üye Admin
Katılım: 9 ay önce
Gönderiler: 1298
Topic starter  

T.C.
HAKKARİ B E R A A T
3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2020/66 Esas
KARAR NO : 2021/10 Karar
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2020/375

 

Kararın gerekçe kısmı ektedir;

Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sanığın aşamalardaki savunmasında iddianame ile üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın 30/12/2019 tarihli inceleme tutanağı ile sanığın 09/11/2012 21:22 ‘de, 12/12/2013 09:24’de, 22/05/2014 18:26’da kendisi gibi askeri personel olan ……………. ile, 06/07/2014 20:13 ve 20:14’de ve 29/08/2014 21:55’de kendisi gibi askeri personel olan ……………. ile ardışık olarak arandığı; söz konusu ardışık aramalardan 1., 2., ve 4. Grup ardışık aramaların ardışık arama olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim sanık ile kaydı tespit edilemeyen bir numaranın arandığının anlaşıldığı, 3. Grup ardışık aramanın askeri personel olan ……………. ile yapıldığı; ancak tanığın rütbesinin astsubay olduğu, sanık ile tanığın rütbesinin denk olmadığı,…………….’nın mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlendiği, tanığın mahkeme huzurundaki beyanında sanığı tanımadığını beyan ettiği, 5 .grup ardışık aramanın sanık ile aynı rütbede olan ……………. ile arandığının anlaşıldığı, tanık …………….’in mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlendiği, tanığın mahkeme huzurundaki beyanında sanığı tanımadığını beyan ettiği, sanık hakkında yapılan araştırmada dosyada mevcut ardışık arama kayıtlarından başka bir arama kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın ardışık olarak arandığı iddiasıyla cezalandırılması talep edilmiş ise de; ardışık aramaların Yargıtay ilamlarında belirtilen kriterleri taşımadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Tanık………………’ın sanığın tanıklar ……………… ile birlikte evde kaldıklarını, bu eve bir kez gittiğini ve birlikte namaz kıldıklarını ve tanık ………………’nun FETÖ/PDY örgütüne bağlı olduğunu bildiğinden sanığın da örgüte bağlı olduğunu düşündüğünü beyan ettiği, yargılama aşamasında tanık sıfatıyla ………………nın dinlediği, tanıkların mahkeme huzurundaki beyanında sanık ile aynı evde kalmadıklarını beyan ettikleri görüldüğü, tanık …………….’in beyanlarında geçtiği üzere sanık ve tanıkların aynı evde kaldıkları ve söz konusu evin örgüt evi olduğu hususunda dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, tanık ………………’ın, tanık ………………’nun FETÖ/PDY örgütüne bağlı olduğu şeklindeki düşüncesinden hareketle sanığın da örgüte bağlı olduğunu çıkarımına ulaşmış olabileceği kanaati mahkememizce hasıl olmakla, sanığın örgüt evinde tanıklar ………………u ve………………le birlikte kaldığı hususu mahkememizce şüpheli kalmıştır.
Tanık ………………n sanığın okul dönemindeyken kendisine FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde olmadığı için takım komutanı olan………………’ın sanığa kendisine işkence etmesi emrini verdiğini, bunun üzerine sanığın kendisine fiziksel ve psikolojik işkenceler uyguladığını beyan ettiği, sanık savunmasında tanığa komutanlarının emri doğrultusunda askeri eğitim verdiğini, hakkında kişisel bir husumeti olabileceğini savunmakla tanığın beyanlarını kabul etmediği görülmüştür. Sanığın disiplin puanları incelendiğinde savunmasında geçtiği üzere 120 ile başlayan disiplin puan’ın 2. Sınıf sonunda 31’e düştüğü, dahan sonrasında disiplin yönetmeliğine göre sanığın disiplin puanına, puan eklenmek suretiyle 90 puan ile 3. sınıfa başladığı, sonuç itibariyle 88 puan ile mezun olduğu, sanığın, tanığın beyanında geçen askeri eğitimleri, tanığın FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde yer almadığı için, kasıtlı olarak tanığı yıldırmak, askeri okuldan uzaklaştırmak amacıyla yapıldığına dair dosya kapsamında delil elde edilmediği, bu cihette sanık hakkındaki tanık tarafından ileri sürülen iddialar şüphe düzeyinde kalmıştır.
Böylece, her ne kadar; sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 314/2, Terörle Mücadele Kanunu 5/1, Türk Ceza Kanunu 53, 58/9 ve 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarının aksine üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak eksin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir ki, ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği, dosyada sanığın mahkumiyetine yeterli, kesin, inandırıcı delilin bulunmadığı, dolayısıyla sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı C.M.K’nın 223/2-e.maddesine göre beraatine karar vermek gerekmiştir.
İzah edilen gerekçelerle aşağıdaki hüküm Türk Milleti Adına tesis edilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Her ne kadar; sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 314/2, Terörle Mücadele Kanunu 5/1, Türk Ceza Kanunu 53, 58/9 ve 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden atılı suçtan 5271 sayılı Cmk’nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATINA,
2-Sanığa şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirdiği süre nedeniyle CMK. 142/1-2 maddesi uyarınca; İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanmak üzere; Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunabileceğinin ve CMK. 141/1.e maddesindeki “Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler” hakkının hatırlatılmasına,
3-Sanık duruşmalarda kendisini müdafii ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 8.200,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak SANIĞA VERİLMESİNE,
4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 Sayılı Kanun’un 16. maddesi gereğince soruşturmada görev alan kolluk birimine bildirilmesine,
5-Sanık hakkında beraat kararı hükmedildiğinden sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin KALDIRILMASINA,
6-Sanığın beraatine karar verilmiş olmakla, CMK’nın 327/1 maddesi gereğince sanığın kusurundan ileri gelen yargılama gideri bulunmadığından, yapılan tüm yargılama giderlerinin CMK’nın 324-330. maddeleri gereğince Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair yüze karşı verilen kararın tefhiminden, yoklukta verilen kısa karara ait gerekçeli kararın tebliğinden itibaren verilen hüküm yedi gün içinde mahkememize verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere katibe yapılacak sözlü başvuru veya ceza infaz kurumuna veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle istinafa tabii olup Van Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, sanık ve sanık müdafinin yüzüne karşı mütalaaya aykırı (Üye Hakim Esma TÜREDİ KELEP-190409’in sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği yönünde karşı oyu ile) oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup gerekçesi ana çizgileri ile anlatıldı.
20/01/2021


Alıntı
Konu Etiketleri
Paylaş: