Disiplin cezasına d...
 

Disiplin cezasına dayanak olarak yalnızca davacının aleyhine tanıklık yapan şahısların beyanlarına itibar edilmesi, lehe olan beyanlarının ise dikkate alınmadan disiplin cezasına konu eylemlerin yeterince araştırılmaması hukuka aykırıdır.


hukuksalyardim
(@hukuksalyardim)
Üye Admin
Katılım: 2 sene önce
Gönderiler: 2272
Konu başlatıcı  

T.C.

DANIŞTAY

İKİNCİ DAİRE

ESAS NO : 2021/3648

KARAR NO : 2021/2942

TARİH : 28/09/2021

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü

VEKİLİ: Av....

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

VEKİLİ: Av....

İSTEMİN KONUSU:

... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E..., K: ... sayılı kararın bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2018 günlü, E:2016/16269, K:2018/15719 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

DAVA KONUSU İSTEM:

Dava, Mardin İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda, "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

... İdare Mahkemesinin... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararıyla; davacının Karaman İli, ... İlçesi Emniyet Müdürü Vekili olarak görev yaptığı dönemde, "tarihi eser ticareti yaptığı, iffetsiz olarak tanınan bazı bayanların suç teşkil eden faaliyetlerini görmezlikten geldiği, bazı polis memurlarının da bu bayanların ve suç ortaklarının suç teşkil eden faaliyetlerini görmezden gelerek görevlerini kötüye kullandıkları, bir soruşturma ile ilgili dinleme yoluyla delil tespiti yapıldığını... isimli bayana bildirdiği, ilçede kadın pazarlayan... ve fuhuş yapan kadınlarla polis memurları... ve ...'nin yakın ilişki içerisinde bulundukları, kadınlarla ilişkiye girdikleri ve buna davacının göz yumduğu, fuhuş yapan ve yaptıranlara, tarihi eser kaçakçılığı yapanlara yakın durarak asayiş hizmetlerinin aksamasına neden olduğu ve personelin rahat görev yapmasını engellediği" iddialarına yönelik olarak yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 30/06/2010 tarihli Disiplin Soruşturma Raporu'nda getirilen teklif doğrultusunda ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesi uygulanmayarak "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması üzerine, bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, uyuşmazlık konusu olayda, soruşturma raporu ve eki ifade tutanaklarının birlikte incelenmesinden;

Karaman İli... İlçesi Emniyet Müdürü Vekili olarak görev yaptığı dönemde, fuhuş yapan ve yaptıranlara ve tarihi eser kaçakçılığı yapanlara yakın durarak, ilçede asayiş hizmetlerini aksattığı, serseri tabir edilen şahısların, davacının ismini vererek, görevli polis memurlarının rahat görev yapmalarını engellediği, bu şahısların davacı ile rahat görüştüklerinden görevlilerin görevlerinde tereddüde düştükleri, disiplinsiz ortamdan dolayı polis memurları... ve ...'nin bazı kadınlarla karı koca ilişkisi dahilinde mütalaa edilemeyen görüşmelerinin olduğundan haberinin olduğu, ilçenin en üst kolluk amiri olarak İlçe Emniyet Müdürüne yakışmayacak tarzda ilçede emniyet teşkilatının güven ve saygınlığını yitirici hareketlerde bulunduğu, polis-halk ilişkilerini zedelediği, müdüre olan güven duygusunun personel nezdinde de sarstığı anlaşılan davacının, "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediği sabit olduğundan, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

DAİRE KARARININ ÖZETİ:

Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2018 günlü, E:2016/16269, K:2018/15719 sayılı kararıyla,

".Dava dosyasının incelenmesinden, Mardin İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, Karaman İli, ... İlçesi Emniyet Müdürü Vekili olarak görev yaptığı dönemde, tarihi eser ticareti yaptığı, iffetsiz olarak tanınan bazı bayanların suç teşkil eden faaliyetlerini görmezlikten geldiği, bazı polis memurlarının da bu bayanların ve suç ortaklarının suç teşkil eden faaliyetlerini görmezden gelerek görevlerini kötüye kullandıkları, bir soruşturma ile ilgili dinleme yoluyla delil tespiti yapıldığını ... isimli bayana bildirdiği, ilçede kadın pazarlayan ... ile fuhuş yapan kadınlarla polis memurları ... ve ...'nin yakın ilişki içerisinde bulundukları, kadınlarla ilişkiye girdikleri ve buna davacının göz yumduğu, fuhuş yapan ve yaptıranlara tarihi eser kaçakçılığı yapanlara yakın durarak asayiş hizmetlerinin aksamasına neden olduğu ve personelin rahat görev yapmasını engellediği iddialarına yönelik olarak yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda getirilen teklife istinaden, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığının anlaşıldığı, kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerektiği, ayrıca, "masumiyet karinesi" ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkeleri gereğince, yürütülen disiplin soruşturmaları sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için disiplin suçuna esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle kanıtlanması gerektiği, disiplin soruşturma raporu ve ekleri, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde;

Disiplin cezasına dayanak olarak yalnızca davacının aleyhine tanıklık yapan şahısların (2-3 kişi) beyanlarına itibar edildiği, diğer tanıkların (10 kişi) farklı ve lehe olan beyanlarının ise dikkate alınmadığı, disiplin cezasına konu eylemlerin yeterince araştırılmadığı, subjektif niteliği ön planda olan bir kaç tanık beyanına dayanılarak davacı hakkında disiplin cezası tesis edildiği anlaşılmış olup, varsayım ve çıkarım yoluyla disiplin cezası verilemeyeceği genel ilkesi karşısında, davacıya atfedilen eylemin gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığı, Kaldı ki, ilçede yürütülen fuhuş operasyonu sırasında, davacının, ... isimli bayanla görüşerek soruşturma ile ilgili olarak bilgi verdiği ve adı geçenin de kendisine tarihi eserlerle ilgili bilgi vermesine karşılık erkeklerle birlikte olmasına göz yumduğuna ilişkin olarak yapılan soruşturma sonucunda da, Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin... tarih ve ... sayılı kararı ile kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda; davacıya isnat olunan eylemler nedeniyle hizmet içinde resmi sıfatının gerektiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunulduğunun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle temyize konu idare mahkemesi kararı bozulmuştur.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI:

Davalı idare tarafından; davacının ... İlçe Emniyet Müdür Vekili olarak görev yaptığı dönemde, makam odasında ... isimli bayanla yaptığı konuşmanın, adı geçen bayan tarafından telefonla kayıt altına alındığı, CD'ye aktarılan kaydın Cumhuriyet Başsavcılığınca bilirkişi marifetiyle çözümü yapıldığında, içeriğinde "araç plakasının gizlenmesi, 5.000 TL yolumuz var" gibi sözlerin geçtiği, davacının ilçede süfli, fuhuşla uğraşan ve "serseri" tabir edilen kişilerce kullanılan durumuna düştüğü, suç işlemeye meyilli, fuhuş yapan ve yaptıranlarla, tarihi eser kaçakçıları ile yakın ilişki içinde olduğu ve onları koruma temayülünde olduğu, davacı hakkındaki iddialar nedeniyle açılan soruşturma sonucunda, davacının ilçenin en üst kolluk amiri olarak, ilçe emniyet müdürü sıfatına yakışmayacak tarzda emniyet teşkilatının güven ve saygınlığını yitirici davranışlarda bulunduğunun sübuta ermesi nedeniyle tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİM DÜŞÜNCESİ:

Karar düzeltme isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 24/09/2018 günlü, E:2016/16269, K:2018/15719 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE;

2. ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA;

3. Temyiz giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Davalı idare tarafından karar düzeltme aşamasında yapılan yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

5. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu konu 5 ay önce tarafından hukuksalyardim tarihinde düzenlendi

Alıntı
Konu Etiketleri

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Ön İzleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı
Paylaş: