Sohbete katılma, sendika üyeliği ve Bank Asya hesap hareketlerine dair beraat kararı  


hukuksalyardim
(@hukuksalyardim)
Üye Admin
Katılım: 8 ay önce
Gönderiler: 1126
Topic starter  

Karardan;

...Bu açıklamalar ve ilkeler ışığında sanık .'..hukuki durumu değerlendirildiğinde;

Sanık . öğretmenken 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği, örgütle iltisaklı Aktif Eğitim Sendikasının tarihleri arasında üyesi olduğu, Bankasya'da 2008 yılında açılmış hesabının bulunduğu, bu hesabında 2014 yılı Şubat ayında 7.000 TL, Mart ayında 8.000 TL paranın bulunduğu, bu tarihten sonra hesabında para bulunmadığı, herhangi bir katılım hesabının olmadığı, tanık olarak   .. dinlendiği, .alınan beyanlarında sanığın dershane olaylarının patlak vermesi sonucunda kendilerini uyarıp gruptan ayrıldığını, sanığı başkaca herhangi bir sohbet toplantısında görmediğini ifade ettiği, sanığın savunmalarında 2013 yılından sonra herhangi bir sohbet toplantısına katılmadığını beyan ettiği, bu savunmasının tanık  beyanıyla doğrulandığı, yine sanığın savunmasında Bankasya hesabında yukarıda belirtilen tarihteki parayı ..isimli şirket aracılığı ile ev alması nedeniyle bu şirkete transfer ettiğini beyan ettiği, sanığın bu savunmasını doğrular şekilde hesabın açıklamalar kısmından paranın bu şirkete transfer edildiğinin anlaşıldığı, ayrıca sanığın ve tanığın beyanlarını doğrular şekilde sanığın Aktif Eğitim Sendikasından 28/05/2015 tarihinde istifa ettiği, ikamet adresinde yapılan aramada suç unsuru bulunmadığı anlaşılmıştır.

FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, 2013 yılı öncesinde örgütün sohbetlerine katılması, bu tarihten sonra örgütsel toplantılara iştirak ettiğine dair savunmasının aksine aleyhe tanık beyanının bulunmaması, aksine yukarıda belirtildiği üzere tanıkin beyanına göre gruptan ayrılması, Bank Asya'daki hesabı üzerinden gerçekleştirdiği işlemlerin de rutin bankacılık işlemleri olması ve yukarıda belirtilen savunmasını doğrulaması, tanık ve sanık beyanlarını doğrular şekilde örgüte müzahir Aktif Eğitim Sendikasından 28/05/2015 tarihinde istifa etmesinden ibaret eylemlerinin, sanığın konum ve kişisel özellikleri de gözetilerek sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgütün hiyerarşik yapısına organik bir bağ ile dahil olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmiştir. Aksi durumun yukarıda da bahsedildiği üzere ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "in dubio pro reo" kuşkudan sanık yararlanır kuralına aykırılık teşkil edeceği, sanığın cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceği, ceza mahkûmiyetinin bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın teorik de olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemesi gerektiği, yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına geleceği gözetilerek, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın yukarıda belirtilen eylemleri bir bütün olarak nazara alındığında, eylemlerinin örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında kabul edilemeyeceği gibi terör örgütüne yardım etme olarak da değerlendirilemeyeceği, mevcut eylemlerin örgüte sempati ve iltisak olarak değerlendirilebileceği dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanıkberaatine karar verilmiştir. (KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2.CEZA DAİRESİ 2018/278 ESAS VE 2019170 KARAR)


Alıntı
Paylaş: