İtirafçı olmakla hukuki menfaati bulunanın veya kişisel intikam duygusuyla verilme ihtimali olan beyanların somut delillerle desteklenmemesi hâlinde tek başına mahkumiyet için yeterli değildir


hukuksalyardim
(@hukuksalyardim)
Üye Admin
Katılım: 11 ay önce
Gönderiler: 1660
Topic starter  

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de konuyla ilgili verdiği bir kararında şöyle demiştir; "…mevcut olayda başvurucu aleyhindeki iddialar tek bir kaynaktan, yani başvurucunun mafya türü bir örgütün mali işlerine baktığını dolaylı bir biçimde öğrendiğini 1992’de söylemiş olan bir itirafçının anlattıklarından doğmaktadır. Yetkililere göre Mayıs 1992’de söz konusu itirafçının ifadelerinin genel olarak inandırıcılığı ve güvenirliği dikkate alındığında, başvurucunun tutuklu kalması için yeterli bir delil oluşturmuştur. Mahkeme, İtalyan yetkililerinin Mafya ile mücadelesinde itirafçıların işbirliğinin çok önemli bir silah olduğunun farkındadır. Ne var ki, itirafçılar tarafından verilen ifadelerin kullanılması zor problemler de doğurmaktadır; çünkü bu tür ifadeler, nitelikleri gereği manüpilasyona açık olup, İtalyan hukukunun itirafçılara tanıdığı avantajları elde etmek amacıyla veya kişisel intikam duygularıyla verilmiş de olabilirler.Bu tür ifadelerin bazen muğlak olabileceği ve bir kimsenin alakasız değilse bile doğrulanmamış iddialara dayanılarak sanık durumuna sokulabilme ve gözaltına alınabilme riski hafife alınamaz. Bu nedenle, ulusal mahkemelerin de kabul ettiği gibi, itirafçıların ifadelerinin başka delillerle desteklenmesi zorunludur. Ayrıca, bir duyum, mutlaka objektif delillerle desteklenmelidir" (AİHM’in Labita/İtalya Kararı, B.No: 26772/95, 06/4/2000, P.156 vd.).


Alıntı
Konu Etiketleri
Paylaş: